icealley

• 28/10/2005 - ARTIK ANKARALI OLUYORUM

ewt aslında teknoloji ile(bilg. tv vs.) bağımın bi süre kopmasının sebebi ailemn ank.ya taşınack olması ve bunun telaşı

artık yurttan kurtuluyorum...

artık yeniden kendime ait bi odam oluck...

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 28/10/2005 - hoşgeldimmm:)))

uzun zamandır yazamıyorm çünkü yurtta int. yoktu ee bende alışmşm evimde int.e girmeye int. kafeye gitmeye üşendimm. şimdi üni.nin kütüphanesindeim inş. bundan sora bukadar ara vermicem

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 8/9/2005 - İnsanın Kendi Evi Gibisi Yok!!

ayın 5inde kayıt için ankaradaydık. bi tanıdıkta kaldık. kayıt işleminden sonra yurt için uğraştık 2.gün yurt işini de hallettik çok şükür. ve bugün sabah yola çıktık ve şu an evimdeyim.. ve inanın bu çok güzel bi duygu:)

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 24/8/2005 - DİŞÇİ değil DİŞ HEKİMİ -:D

ewt diş hekimlerinin böyle bir takıntıları var. bilmiyorum, şu an o kadar önemli değil benim için şimdi tiye alıyorum ama ilerde ne olur ne düşünürüm bu konu hakkında bilmem ama önemli olan yapılan iş, dilden dile dolaşan isim değil...

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 20/8/2005 - ÖNEMLİ BİR GÜN!!!

bugün hayatımı büyük ölçüde değiştiricek birşeyi öğrendim. ösys sonucumu...

ben artık ank. üni. diş hekimliği nde okuyacağım. bu benim için büyük birşey

sanane diyeceksiniz belki ama eğer sınava giripte sonucunu öğrenen blogcular varsa merak ediyorumm...

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 14/8/2005 - aşk BOŞ bir hayaldir...

aşk aşk diye tutturmuş gidiyorlar. bazen birkaç gün,bazen birkaç ay, hadi en fazla 3yıl süren birşey için ne diye diretiyorlar anlamıyorum!!

Bundan daha önemli şeyler var; SAYGI, SEVGİ, BAĞLILIK.......

bunların yanında aşk nedir ki? hangi aşk kurukuruya bir evliliği sürdürebilmiş???

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 3/8/2005 - Dünyanın 7 Harikası

     Bir grup öğrenciden dünyanın 7 harikasının neler olduğuna dair liste yapmaları istenir. Aralarında anlaşmazlıklar çıkar ama aşağıdakilerde karar kılarlar:

1)Mısır'ın büyük piramitleri

2)Taç Mahal

3)Büyük Kanyon (Grand Canyon)

4)Panama Kanalı

5) Empire State Binası

6)St. Peter Bazilikası (St. Peter's Basilica)

7)Çin Seddi (China's Great Wall)

     Öğretmen oyları toplarken sessizce duran bir kız öğrencisinin henüz kağıdını vermemiş olduğunu farkeder. Sonra öğrencisine hazırladığı listeyle ilgili bir problem olup olmadığını sorar. Öğrenci "Evet, biraz. O kadar çokşey var ki, bir türlü karar veremiyorum!" der. Öğretmen "Peki, söyle bakalım; senin listende neler var?" diye sorar. Kız öğrenci önce duraksar ve sonra okumaya başlar: "Bence dünyanın 7 harikası:

1)Görmek

2)Duymak

3)Dokunmak

4)Tatmak

5)Hissetmek

6)Gülmek

7)Sevmek

Odada bir sessizlik olur.

 

 

  Basit, sıradan ve normal sayıp gözden kaçırdığımız şeyler gerçekte ne kadar mükemmeldirler.

  Samimi bir hatırlatma: Hayattaki en değerli şeyler satın alınamayanlardır!

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 3/8/2005 - Bela değil, Hediye

      İki karınca yiyecek aramak için aralarında bir kilometre olan mesafeden hareket etmişler. İkisi de ölesiye açlarmış. Karınca Balon'un yiyeceğini bir çekirge çalmış, Karınca Yastık'ın yiyeceğini rüzgar uçurmuş. İkisi de çok büyük zorlukla edindikleri bu yiyeceğin ellerinden gitmesine çok üzgünlermiş.

      Karınca Balon doğuya doğru giderken bir kuşun geldiğini farkedince batıya dönmüş. Karınca Yastık batıya doğru gidiyormuş ama ufak bir su akıntısına rastlamış ve akıntı onu doğuya taşımış. Sırılsıklam olmuş. Zorlukla sudan kurtulmuş. Az daha boğulacakmış. Sonunda kendini doğuya yürürken bulmuş. onlar başlangıç noktasında yürümeye başlamadan başka bir aile ormana piknik yapmaya gelmiş. ailenin babası Ahmet Bey karısından şikayet etmeye başlamış: "Senin yüzünden tatile gideceğimiz otobüsü kaçırdık. Hep böyle yapıyorsun. Çok geç hazırlanıyorsun. Şu halimize bak, Antalya'ya tura gideceğimize Belgrat Ormanları'na geldik." Karısı: "Sen 15 aylık bebeğimizle hiç ilgileniyor musun? Altını ben temizliyorum. Eşyalarını ben hazırlıyorum. Ağlarsa ben koşuyorum. Yemeğini ben yediriyorum. Bir de kendi hazırlığımı yapmaya çalışıyorum. Ya sen? Bir pantolon, bir gömlek. Hazırım diye bağırmayı biliyorsun sadece. Şu çocuğa bir lokma yemek yedirmeyi denedin mi hiç? Sabahleyin biraz yardımcı olsaydın belki böyle yetişirdik. Bugün Kalem'e yemek yedirmeyi bir dene bakalım. Gör nasıl oluyormuş bu işler!" cevabını vermiş. Baba "Tamam, bu basit işin en ala nasıl yapılacağını görmek istiyorsun heralde! Kabul!" demiş. Baba çocuğuna kek ve sandviç yedirmeye kalkmış. Ancak kekin ve sandviçin yarısından fazlası yerlere dökülmüş. Her taraf kek ve sandviç kırıntıları içinde kalmış. Neyse, akşama doğru aile piknik yerini terketmiş.

      Bizim bahtsız iki karıncanın biri doğudan, biri batıdan gelirken bu piknik alanına ulaşmışlar. Kırıntılarla kendilerine ziyafet çekmişler ve sohbet etmeye başlamışlar. Sonuçta çok iyi arkadaş olmuşlar. Bu arada hala kuşlara, çekirgelere, yağmurun oluşturduğu su birikintilerine ve akıntılara çok kızgınlarmış. Sonradan karınları tok yuvalarına dönmüşler.

      Yolda giderken karı-koca da münakaşa etmeye devam ediyorlarmış. Eve vardıklarında komşular Ahmet Bey'lerin üst katlarında oturan Ahmet Bey'in annesinin az önce kalp krizi geçirdiğini söylemişler. Kadıncağızı apar topar hastaneye yetiştirmişler. Kadın bir saat içinde bir kalp krizi daha geçirmiş, ancak kadın hastanede olduğu için doktorlar müdahale edebilmişler ve kadın yaşamaya devam etmiş.

      Kıssada hisse: Karınca Balon ve Karınca Yastık bela kabul ettikleri kuşlar, rüzgar ve su akıntısı yüzünden yönlerini değiştirmişler ama sonunda kırıntıların döküldüğü püknik alanına ulaşmışlar. Eğer Ahmet Bey'ler Antalya otobüsüne yetişebilselerdi, Ahmet Bey'in annesi belki de ölecekti. Hayatlarımızda sorun diye kabul ettiğimiz herşey büyük bir hediye olabilir. Büyük resmin tamamını çoğu zaman hiç göremediğimiz için en iyisi başımıza gelen iyi ve kötü şeylerin hepsini hediye olarak almak ve iyiye yormaktır.

      Hediyelerinizi bulacağınız ve onları anlayacağınız bir hayat dilerim.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 28/7/2005 - tatlı bir hikaye

bazen ne olduğunu anlatamadığınız halde derinlerde hissettiğiniz duygular vardır. bugün anneannem bana böyle şeyler hissettirdi:

tatile çıkmadan önce bir t-shirt almıştım ama tatilde bu t-shirt yıkanırken kırmızı oldu... teyzemin evindeydim o sırada anneannem de ordaydı teyzemin kırmızı çorabı renk vermiş olan benim t-shirte oldu tabi üzüldüm yeni diye neyse  anneannem döndüğümüzde gitmiş çarşıya bana aynı yerden t-shirt almış aynısını bulamamış ama canı saolsun kıyamam ben ona sanki onun suçuymuş gibi..

 üzülmüş benim üzülmeme

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 25/7/2005 - yıllar büyütüyor insanı...

herşeyi yaşayıp bilmek mümkün değil tabi ama şu kısacık yaşamımda özellikle arkadaşlıklar hususunda çok tecrübe edindim ve kolay kolay kimseye güvenilmeyeceğini en yakın sandıklarınızın bile günün birinde sizi yüzüstü bırakabileceğini, dostum diyip güldüğünüz eğlendiklerinizin ağlarken yanınızda olmayabileceğini, samimiyetin arkasında dedikodu dolu birilerinin olabileceğini, iyiliğinize değilde kötülüğünüze sevinebilecek insanlar olduğunu gördüm.

işte böyle böyle yıllar büyütüyor, akıllandırıyor insanı......

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

icealley

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Arkadaşlar

Bengisu Akbulut
beyazlahana
molly
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:2
| Sonraki Sayfa